9 Aralık 2007 Pazar

Kırık


İnançlarımız bazen bizi yönetir.

Küçükken, gece yatağa girdiğimde gözlerim etrafta bir şeyler arardı. Bir gölge mesela. Sonra ona bakar dururdum. O gölgenin bana göründüğü şekillerin haddi hesabı yoktu. Olmasını istediğim şeyleri görürdüm, onun olduğuna inanırdım. Muhtemelen hareket ettiğini, bir canavara, cine, şeytana dönüştüğünü filan görürdüm.

Kendi ağzımdan yazdım bunları; ama aslında belirgin bir şey de yok hatrımda. Sağdan soldan duyduğum, televizyonda izlediğim, ya da kendi uydurduğum bir şeydir herhalde. Her çocuk böyle şeyler yaşamıştır herhalde.

Bugün gün saymaya başladım. Sanki bir süre sonra tutsaklıklarım bitecek, huzurlu, başarılı, mutlu bir insana dönüşeceğim. Buna inanmam için bir sebep yok. Hatta saçmalıyorum belki de. Ama şansımı denemek istiyorum. Belki bu kez tesadüfler torbasından benim adım çıkar.

Batıl inançlardan kaçıp ruhaniyete gömülürken, ümit denen şeyin tadına bakmak istedim. Eğer buna inanırsam çabalayacağım. Olursa olacak. Biraz kadercilik oynayabilirim sanırım.

Şey, aslında yazıyı ilk yazdığım zamanki heyecanımı yitirdim biraz. Kahrolası mantığım tekrar gücünü topluyor sanki.

Yazıdan çıkarmam gereken bir şey vardı, yaptım. Önceden okuyan ve bilhassa yorum yazanlardan özür dilerim. Mumları üflerken tuttuğumuz dileği söylememeliyiz ya hani, onun gibi düşünün bunu da.



6 yorum:

DIAGONEL dedi ki...

güle oynaya bir 40 atlanman dileğimle ozaman....

wecarealot dedi ki...

Teşekkür ederim :)

Adsız dedi ki...

ben de bir gölge görmüştüm bir gün. korkudan donup kalmıştım yatağımda, en uzun gecemdi herhalde.

wecarealot dedi ki...

Baksam hala görürüm belki; ama bakmıyorum artık. Bir şey varsa görsem bile umrumda değil, hatta olsa bile.

Ya da farkında olmadan gözlerimi kapalı tutuyorum hep, bilmem ki...

corcianaz dedi ki...

umut her zaman olmalı...ve umuda olan inacımız hiç kabolmamalı..hayat herkes için zorluklar taşıyor...sokakta gülerken gördüğümüz hiç kimse dertsiz tasasız değil..

wecarealot dedi ki...

Haklısınız da, işte herkes aynı derecede katlanamıyor olumsuzluklara. Herkesin derdi var, ama bazıları daha kolay sindirebiliyor.

Aklıma geldi... Sokak da aynı "beyaz gürültü" gibi, değil mi? Her çeşitte farklı sayıda, yoğunlukta insan var. Müzik, fizik ve beşeri bilimler aslında iç içe, değil mi Corcianaz? :)